Çölyak Paneli

Numune Türü: Serum + EDTAlı tam kan

Numune Miktarı: 6 ml Serum + 2000 ml EDTAlı tam kan

Çalışma Zamanı: Hafta İçi Her Gün

Sonuç Verme Zamanı: 4 iş günü

Son Numune Kabul Saati: 16:00

Test hakkında: Çölyak hastalığı birçok tahılda bulunan (buğday, çavdar, arpa) glutenle tetiklenen, otoimmün bir hastalıktır. Genetik olarak yatkınlığı bulunan bireylerde ortaya çıkmaktadır ve yaşam boyu süren enteropatiye neden olmaktadır. Çölyak hastalığında yer alan otoantijen, gıdalardan sindirilen glütenle olan komplekste bulunan ince bağırsağın doku transglutaminazıdır. Sadece DQ2, DQ7 veya DQ8 HLA molekülleri glutene bağlanabildiği ve onu immün sisteme sunabildiği için, sadece bu HLA tiplerini taşıyanlar hastalıktan etkilenmektedir. Hastalığa 1:200-1:500 prevalansla sık rastlanmaktadır.

Genel

kilo kaybı, yorgunluk, gelişme bozukluğu, anemi

Gastrointestinal kanal

midede şişkinlik, ishal, bulantı, mide ağrısı, kusma

Kas ve iskelet sistemleri

artralji, myalji, osteoporoz, nöbetler

Cilt ve saç

ödem, herpetiform dermatit, alopesi

Ağız boşluğu

aftöz stomatit, enamel hipoplazisi, dil yanması

Endokrin sistem

Kısırlık, tekrarlayan düşük

Hemen hemen tüm çölyak hastaları (%99,5) HLA tipleri olan HLA-DQ2, DQ7 veya DQ8’den birisini taşımaktadır.

Açıkça görüldüğü üzere, yalnızca DQ2, DQ7 ve DQ8 HLA molekülleri gliadin peptitlerini sunabilir. Bunun anlamı, bu belirtilen HLA tiplerinden birisine sahip olmayan kişilerin çölyak hastalığı geliştirmesinin neredeyse imkânsız olmasıdır. Bu, HLA-DQ2/DQ7/DQ8 testini çölyak hastalığını elemek açısından çok değerli yapmaktadır.

Serolojik laboratuar testleri de çölyak hastalığında çok önemlidir. Yüksek oranda hassas serolojik antikor testleri çölyak hastalığının tanısına olanak sağlamakla kalmaz, takip için de kullanılabilir.

Mevcut antikor testleri aşağıdakilerdir:

  • Anti-doku transglutaminaz antikorları IgG/IgA 
  • Anti-endomizyal antikorlar IgG/IgA
  • Anti-deamide gliadin antikorları IgG/IgA

Endomizyal antikorlar ve transglutaminaz IgA antikorları çölyak hastalığının varlığı için çok özgün belirteçlerdir; bu iki analizin kombinasyonu çölyak hastalığının tanısında yüksek sensitivite (duyarlılık) (~ 100%) ve spesifisite (özgünlük) (~ 100%) sağlamaktadır.

Çölyak hastalığının fizyopatolojisinden anlaşılacağı üzere bu, ince bağırsak dokusuna yönelmiş, genetik olarak belirlenmiş T-hücre aracılı kronik inflamatuvar otoimmün bir süreçtir. Dolayısıyla tanı testlerine serolojik, genetik ve histolojik araştırmalar dahildir.

Gluten hassasiyeti çölyak hastalığından farklı bir durumdur. Gluten hassasiyeti olan kişiler az miktarda gluteni tolare edebilirken, çölyak hastalarında bu hiçbir şekilde mümkün değildir. Minik bir ekmek kırıntısı dahi, çölyak hastalarında bağışıklık sistemini devreye sokarak bağırsaklarda hasara yol açar.

Panel İçeriği